18 Mayıs 2024 / 10 Zilkade 1445

Ailecek İzci Olmak / Röportaj

Röportaj : Kadın ve Aile – 

Bugün Kadın ve Aile’nin özel iki konuğu var: Lider yardımcısı Gülşah Çetinkaya Hanımefendi ve eşi Oymakbaşı Erdem Çetinkaya Beyefendi.

Kadın ve Aile: Röportaj davetimizi geri çevirmeyerek değerli vaktinizi ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. Bu ay Kadın ve Aile’nin gündem konusu izcilik.  Siz de tüm fertleri izci olan bir ailesiniz. Okuyucularımızın da sizi tanıması için biraz kendinizden bahseder misiniz?  Örneğin gönüllü bir faaliyet olan izciliğe nasıl ve ne zaman başladınız?

G&E Çetinkaya: Sekiz yıl önce büyük oğlumuzun Ümraniye Kent Orman’da kamp yapmasıyla birlikte izcilikle tanışmış olduk. Kayıtlı olduğu resmi izcilik kulübü liderleri ile ilk defa bir hafta boyunca tek başına evden ayrılmıştı. Ben de özel bir çocuk gelişimi kursunda gönüllü liderlik bölümünü seçip son derste de bir haftalık LTK (Liderlik Temel Kursu) kampına katıldım ve lider yardımcılığına başladım. Tabi erkek izcilerimizin yaşı ve sayısı artmaya başlayınca eşim; LTK, ardından oymakbaşı kursuna giderek erkek izcilerle haftalık ünite faaliyetlerine başladı. En son kızımızın da 7 yaşında yavrukurt olarak aramıza katılması ile ailece izcilik yapmaya başladık. Çocukları sevmenin yanı sıra gönüllü olarak onlarla ilgilenmek hayatlarına dokunup güzel yaşantılarla onlarda bir iz bırakmanın yaptığımız en güzel, en özel işlerden birisi olduğunu ve bu uğraşı çok sevdiğimizi, tutkuyla yaptığımızı da eklemek isteriz.

Kadın ve Aile: Ailenizde kimler İzcilik yapıyor?

G&E Çetinkaya: Hepimiz izcilik yapıyoruz. Eşim ve ben haftalık ünite faaliyetlerinde liderlik yapıyoruz. 16 yaşındaki oğlumuz ergin izci, 12 yaşındaki kızımız izci olarak her hafta kulüp faaliyetlerine katılıyorlar.

Kadın ve Aile: İzciliğin aile yaşantınıza (olumlu/olumsuz) etkileri nelerdir?

G&E Çetinkaya: İzcilik, hayatımızın her aşamasında ön plana çıkıyor diyebiliriz.  Örneğin alışverişlerimizde varsa mutlaka kamp malzemelerine bir göz atarız. Genelde çocuklar oyuncaklara, marka kıyafetlere bakmayı tercih eder diye düşünürken izcilik yapan aileler ve çocukları kamp malzemeleri ile ilgilenirler.

Kamp çantası, kazma, kürek, matara, mat, tulum gibi kamp malzemeleri, üniformaya uygun mont, ayakkabı veya bot, nerede ne kadara satılır, indirime girmiş bir ürün var mı? Merakla takip eder birbirimize haber veririz. 

Olumlu yönleri olarak ailece sık sık ortak bir paydada buluşup izcilik deneyimlerimizi uzun uzun konuşma fırsatı bulmamızı ve bu konuda hepimizin birbirimizi çok iyi anlıyor olmamızı söyleyebiliriz. Faaliyetlerde ve kamplarda çok karşılaşamadığımız için paylaşımlarımız hepimiz için merak uyandırıyor.

Hafta sonları üniformaları giyip aynı anda evden çıkıyoruz ve akşama doğru hepimiz eve dönmüş oluyoruz.

Ayrıca ailemiz her geçen gün büyüyor diyebiliriz çünkü izci türemizin bir maddesi olarak “İzci, herkesin arkadaşı ve bütün izcilerin kardeşidir.” ilkesince izcilerimiz ve ebeveynleri ile bir süre sonra aile olmaya başlıyoruz. Her konuda fikir alışverişimiz ve paylaşımlarımız oluyor, izcilerimizin kendi çocuklarımızdan da çok farkı kalmıyor.

Olumsuzluk olarak demeyelim ama hafta sonlarımız birlikte geçmiyor, yeni bir plan yapmak aklımıza gelmiyor, yakın çevremizin de bildiği gibi önceliğimiz çoğunlukla izcilik oluyor.

Kadın ve Aile: Ailece kampa katıldınız mı?

G&E Çetinkaya: Evet, o deneyimi yaşamak ailece çok güzel anılar biriktirmemizi sağlıyor.

Kulüp kampı dışında milli ve mahalli kamplarımız oluyor. İstanbul içindeki kamplarımız çoğunlukla Ümraniye Kent Ormanı’nda yapılıyor. Şehir dışında ise Çanakkale, Bolu, Bursa, Ankara, Hatay katıldığımız kamp alanlarımız.

Kadın ve Aile: Kamp hazırlıkları ve dönüşleri ailenizde nasıl etkiler bırakıyor, neler yaşıyorsunuz?

G&E Çetinkaya: Hepimiz aynı kampa katılıyorsak hazırlık aşamasında tüm kamp malzemelerinden 4 kişilik ayrı ayrı kamp çantası hazırlamak durumundayız, hâliyle evde tatlı bir hazırlık telaşı oluyor. Tüm malzemelerimizin eksiksiz olması için birbirimize hatırlatmalarda bulunuyoruz. Üniformalarımız dışında büyük kamp çantalarımızla çadır, tulum, mat, yedek kişisel eşyalarımız vs. çok kıymetli çünkü kamp alanında malzeme eksiğimizin işimizi ne kadar zorlaştırdığı hepimizin bildiği en önemli husus.

Asıl güzellik, bir hafta sonra eve dönüşümüzde gerçekleşiyor ki herkesin anlatacak birikmiş anıları daha üstümüzü değiştirmeden konuşulmaya başlıyor. Kampta hissetmediğimiz yorgunluklar eşliğinde evin ortasında gülüşmelerimiz ile bir süre vakit geçiriyoruz. Çocukların bizim için ağaç kabukları ve yapraklardan yaptıkları hediyeler oluyor, kamp ateşindeki performanslarını heyecanla anlatarak yine kamp ateşinden aldığımız kömürlerimizin bir sonraki kampa kadar saklanması için hemen ayrı bir yere kaldırılması gibi çok özel ve güzel zamanları deneyimliyoruz.

En önemlisi de eşim ve ben lider olarak izcileri sağ salim ailelerine teslim etmenin mutluluğunu yaşıyoruz.

Çocuklar için şöyle bir etkisi daha oluyor. Kampta sürekli üniforma ve ayakkabılarla dolaşmak, uzun soluklu yürüyüşler yapmak, çadırda uyumak, yemeğini kendisi alıp bulaşığını yıkamak, neredeyse tüm işlerini kendisi yapmak, yeri geldiğinde toprakta oturmak, çöp kutusu bulamadıysa çöpleri cebinde taşımak, sahra tuvaletleri kullanmak gibi bir hayatı deneyimledikten sonra şehir hayatında yaşadıkları konforun farkına varıyorlar. Sahip olduklarının kıymeti daha bir artıyor, bizim için de şükür vesilesi oluyor.

Kadın ve Aile: Unutamadığınız bir kamp anınız var mı?

G&E Çetinkaya: Evet, çok fazla ama şöyle bir anımızı anlatmak isteriz.

Kamplarda obasıyla hareket eden kendi çocuklarımız bizi görseler bile yanımıza gelmezler. Hiçbir zaman da anne veya baba demez sadece liderim derler. Çoğunlukla karma kamplarda liderler de birlikte geldikleri diğer lider çocuklarının velisi olduğumuzu bilmezler bu konu hepimiz için çok önemlidir.

Ümraniye’deki kamplardan birinde bizim kulüpten bir izcimiz rahatsızlanmış, verilecek ilacı sormak için lideri, izcinin velisinin telefonuna ulaşamıyorum görüşmemiz gerekli, diyerek yanıma geldi. Kamplarda telsiz kullandığımız için telefonlarımız ile fazla iletişim kuramıyoruz. Veli aramaları için de merkezi noktalardan görüşmeler yapıyoruz. Ben de kulüp sorumlusu olarak listeden veli adı ve telefonunu aramak için ismini kontrol ederken öğrendim ki ulaşılamayan izcinin velisi benmişim 🙂 Fakat diğer izciler ve liderler benim kızım olduğunu bilmiyorlar. Böyle durumlarda da “Sizin çocuğunuz olduğunu hiç anlamadım liderim.” diyerek liderler ile aramızda tatlı muhabbetler yaşanıyor…

Tabi diğer liderlerimiz de biz de tüm izcilerimize kendi çocuklarımız gibi yaklaşıyoruz ve o duygularla da birbirimize emanet ediyoruz. İzciliğin en önemli yanı da bu olsa gerek tüm izcilere adaletli davranmamız.

Kadın ve Aile: İzci velilerine son olarak neler söylemek istersiniz?

G&E. Çetinkaya: Bize emanet edilen çocuklar kamp alanlarında özgürce kendilerini ifade etme fırsatı buluyorlar. Evde yapmadıkları veya fırsat verilmeyen öz bakım becerileri de dâhil pek çok görev ve sorumluluklarını disiplinli bir şekilde kendileri yapabiliyorlar öncelikle bunu bilmelerini isteriz.

Velilerimize söylediğimiz bir cümlemiz var: “İlerde doktor olmasını istediğiniz çocuğunuzu bırakın tırnaklarını kendisi kessin!”

Fotoğraflardan çocuklarının faaliyetlerini gören pek çok aile inanamıyor hatta “Boşuna endişelenmişiz, biz olmadan hiçbir şey yapamaz sanıyorduk!” diyorlar. O kadar özgüvenli bir şekilde hareket ediyorlar ki bazen yeni fikirleri, keşifleri olduğunda bizleri bile şaşırtıyorlar.

Zorluklar ve mücadeleler, sanılanın aksine çocukları çok olumlu yönde geliştiriyor.

Okullarda gözlem yapma imkânı bulursanız izcilik yapan öğrencilerin hâl ve hareketlerinden farklarını hemen anlayabilirsiniz.

Hayat boyu kendi kendine yetebilen, saygılı, özgüvenli ve becerikli, dürüst, ekip ruhu olan duyarlı, merhametli bireylerin yetişmesi için her çocuk, hayatının bir döneminde izcilik yapmalıdır diye düşünüyoruz. Bu vesile ile Kadın ve Aile’ye bu kadim ve özel eğitim metodunu ve deneyimlerimizi paylaşmamıza olanak tanıdığı için çok teşekkür ediyoruz.

 

 

 

 

4 Yorum
  1. Çok güzel MaşaAllah, gıpta ettim doğrusu .
    Ailece İzcilik elbette en güzeli, aile içinde herkesin buna yatkın olması da nasib sanırım. Çok istifadeli güzel bir röportaj olmuş. Teşekkür ederiz ????????

Cevap Yaz

Tüm alanları doldurunuz