22 Şubat 2024 / 12 Şaban 1445

Çanakkale

Edibe Boz – 

DUR YOLCU!

Bilmeden gelip bastığın bu toprak

Bir devrin battığı yerdir.

Eğil de kulak ver bu sessiz yığın

Bir vatan kalbinin attığı yerdir!

Dizelerinde anlatıldığı gibi ‘Bir Destandır Çanakkale!’

Üzerine sayfalarca, kitaplarca yazı yazıldı, yazılıyor… Nereden başlasak anlatmaya, şanlı tarihi mi , eşsiz doğası mı?

TARİHİ

Kurtuluş mücadelesinin en şiddetli savaşlarının yaşandığı Çanakkale’nin tarihi 5.000 yıl öncesine kadar yani MÖ 3000’li yıllara kadar uzanmaktadır. Şehir o dönemlerde Hellespontos ve Dardanel isimleriyle anılmıştır. Şehrin günümüzdeki adı ise Anadolu Yakası’nda inşa edilmiş olan Çanak Kalesi’nden gelmektedir. Bu kale aynı zamanda Sultaniye Kalesi olarak da adlandırılmaktadır.

Yerli halktan sonra bölgede uzun süre Troylar, ardından ise Akalar ve Katalonyalılar da bölgede yaşamlarını sürdürmüştür. Bölgedeki güçlü Türk hakimiyeti 11. yüzyılın sonlarında Anadolu Selçukluları ile gerçekleşmiştir. 1354 senesinde Süleyman Paşa tarafından Gelibolu Kalesi’nin fethi ise Çanakkale’deki Osmanlı hakimiyetinin başlaması anlamına gelmektedir.

Düşmanların bu stratejik noktayı ele geçirmek istemesi 1. Dünya Savaşı sırasında yaşanan en kanlı çarpışmaların bu bölgede olmasına neden olmuştur. İnsanüstü çabalarla savaşan Türk halkı sayesinde bölge, 18 Mart 1918 tarihinde kurtarılmış ve düşman bozguna uğratılmıştır.

 ULAŞIM

Çanakkale’ye İstanbul üzerinden ulaşım oldukça kolay. Özel araç ile gidiyorsanız yolları kısaltan rotanıza uygun köprülerimizden (Osman Gazi, Çanakkale Köprüsü) birini tercih edebilir; uçak (Çanakkale merkeze 5 km uzaklıkta bir havalimanı bulunmaktadır.), otobüs gibi toplu taşıma tercih ederseniz de şehir merkezine veya diğer tatil bölgelerine yakın bir terminale ulaşabilirsiniz.

Çanakkale içerisinde ulaşım ise tatil planınıza göre çeşitlilik gösterecektir. Tarihi alanları dolaşmak için özel araç veya -merkezde bulunan turizm şirketleri ile anlaşarak- toplu taşıma tercih edilebilirsiniz. 

Çanakkale’yi daha çok yeşil doğası ve denizi için tercih ediyorsanız yine bölge tercihinize göre özel araç veya toplu taşıma (otobüs, minibüs, taksi) kullanmak mümkün. 

NE ZAMAN GİDİLİR?

Çanakkale konumu itibariyle tam geçiş bölgesinde yer almaktadır. Bu sebeple Akdeniz ve Karadeniz iklim özelliklerini gösterebilir. Genellikle ılıman olarak değerlendirilen bir iklimi vardır. Kış mevsimi serin geçer, fakat kar yağışı yıl boyunca 10 günü geçmez. İç kesimlere geçtikçe hava sıcaklığı düşer, sahile yaklaştıkça hava sıcaklığının yükseldiği gözlemlenir.

Çanakkale’ye ziyaret amacınız deniz ve doğal güzellikler ise yaz ve sonbahar ayları ideal olabilir. Deniz geç ısındığı için ilkbahar ayları alışık olmayanlara serin gelebilir. 

Ancak niyetiniz tarihi bölgelerimizi gezmek, şehitlerimizi ziyaret etmek ise ilkbahar ve sonbahar ayları ideal olabilir.

Bu gelişmiş şehrimizde her sene düzenli olarak yapılan festivallere denk gelmek isterseniz de bazılarını listeleyelim: 

  • 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi Kutlamaları
  • 25 Nisan Anzac anma günü (Anzac- Avusturalya ve Yeni Zelanda adına savaş ve çatışmalara katılan ve burada ölen asker ve siviller)
  • Uluslararası Çanakkale Çocuk Bienali
  • Kayısı Festivali (Temmuz ayının ilk haftası)
  • Biga Kültür ve Sanat Festivali (Haziran ayının ilk haftası)
  • Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Film Festivali/ BİFED (Ekim ve kasım aylarında)

 NE YENİR?

Sofralarında bol yeşillik, meze ve balık göreceğiniz Çanakkale mutfağı köklü kültürel tarihinin bir yansımasıdır. Ispanak çorbası veya ovmaç çorbası (soğan ve unla yapılan bir çorba) ile yemeğe başlanabilir. Tumbi, (göce, patlıcan, domates, maydanoz vb sebzelerle hazırlanan, fırında piştikten sonra üzerine zeytinyağı dökülerek yenen köfteye benzer yemek) çırpma (ıspanak ve soğanın un ve su ile karışmasıyla yapılan yemek) ve börülce köftesi (yöreye özgü yemeklerden) ile devam edilebilir.

Deniz ile bu kadar haşır neşir olup deniz ürünlerini sofralarımıza almadan hiç olur mu? Çanakkale halkının da temel geçim kaynaklarından balıkçılık ve deniz ürünleri işletmeciliği Çanakkale mutfağında geniş yere sahiptir. Tuzlu sardalya (Çanakkale mutfağının olmazsa olmazı), lakerda, çiroz, balık ezmesi, marine hamsi, midye dolma burada tüketilen başlıca deniz ürünlerindendir.

Balığın üzerine ne iyi gider diyerek rotamızı hemen bir peynir helvacısına çeviriyoruz ve Çanakkale’nin meşhur peynir helvasını da deneyimleyip sofradan kalkıyoruz.

Ayrıca burada Türk kahvaltılarının vazgeçilmezi Ezine peynirinin en doğallarından tatmak ayrı bir zevk…

NEREDE KALINIR?

Bütün yazı boyunca ikiye ayırdığımız Çanakkale gezi rotamızı kalınacak yer konusunda da ikiye ayırmakta fayda var.

Göz alabildiğince yeşil ve mavinin keyfini çıkarmak, dünyanın sayılı oksijen depolarından biri olan Kaz Dağları’nın muhteşem havasını solumak ve kendinizi zımba gibi hissettirecek denizini deneyimlemek isterseniz daha çok ‘Asos, Küçükkuyu, Bozcaada veya Gökçeada gibi popüler deniz tatili lokasyonlarında bütçenize göre yerler tercih edebilirsiniz. 

Tarihi, Çanakkale zaferini yerinde hissederek yaşamak istiyorum derseniz Çanakkale merkezde bir yer tercih etmek yerinde olabilir.

 NE ALINIR?

Çanakkale’den ayrılırken tabii ki bu şanlı tarihi ve eşsiz doğayı evinizde her daim hatırlamak için küçük hediyelik eşyalar almak güzel olacaktır. Fakat asıl olan Türkiye’nin oksijen deposu olan Kaz dağlarının bitki çeşitliliğinden istifade ederek doğal, mis kokulu otlarından (taze ve kuru) çantanıza atmayı, yöreye özgü peynir tatlısını ve lezzetinden vazgeçemeyeceğiniz mis kokulu zeytinyağlarını (mümkünse Kaz Dağları’ndan) unutmamanızı tavsiye ederiz. 

Çanakkale’ye gitmesek bile meşhur ‘Çanakkale Türkü’sünden aşina olduğumuz Aynalı Çarşı’dan hatıralık eşyalar (magnet, havlu, süs eşyaları vb.) alınabilir.

NERELER GEZİLİR?

Çanakkale merkezde, yarım gününüzü almadan, birbirine çok yakın yerler ile başlamak gerek geziye…

  • Aynalı Çarşı: Bir rivayete göre Evliya Çelebi’ninde Seyahatnamesinde yer alan çarşı görülmeden dönülmeyecek yerlerden. Adını zamanında içerisinde bolca satılan ayna olarak adlandırılan at gözlüklerinden almış ve 1890 yılında inşâ edilmiş. Çanakkale’nin sembollerinden olan bu küçük çarşıdan hediyelik eşya temin edilebilir.
  • Çanakkale Deniz Müzesi: Şehrin en önemli müzelerinden. Tarihin önemli simgelerinden olan Nusret Mayın Gemisini de barındıran zengin koleksiyonlu müze savaş hissiyatını deneyimlemek için görülmeye değer. (Müze kart geçerli değil)
  • Kordon: Sahil boyunca yürüyüş yapılacak, çay/kahve eşliğinde Çanakkale Boğazı ve Gelibolu manzarası izlenecek bir mekan. Ayrıca ‘Truva’ filminde kullanılan atı da bu sahilde görebilirsiniz.

Sonrasında biraz daha tarihi bölgelere yöneliyoruz…

  • Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı: Çanakkale tarihi yarımada içerisinde yer alan 1. Dünya Savaşı’nda Çanakkale cephesinde verilen yüzbinlerce kaybın anısına yapılan yerli ve yabancı anıtların bulunduğu milli park. Bu milli parkın en çok ziyaret edilen noktası ise Çanakkale Şehitler Abidesi. Hisarlık tepesinde bulunan 1973 yılında kurulmuş olan Abide ‘Çanakkale Savaşları’nın bir simgesi olmaya devam ediyor.

Park içerisinde görülebilecek noktalar; Kilitbahir kalesi (1452 yılında İstanbul Kuşatması için Fatih Sultan Mehmet’in yaptırdığı kale), ve Mecidiye Tabyaları, 57. Alay Şehitliği, Conkbayırı, Atatürk Anıtı ve siperler

  • Namazgah Tabyası; Çanakkale savaşında daha korunaklı olması sebebiyle Cuma namazları burada kılındığı için bu ismi almıştır. Boğazın ana savunma birimlerindendir.

(Çanakkale topraklarının hemen her noktasında şehitlerimizin kanı var, bu sebeple de her noktada şehitliklere rastlamak mümkün. Hepsini gezmek bir gezi içerisinde mümkün olamasa da ana şehitliklerimizi belirtmeye gayret ettik yazımızda)

  • Truva Antik Kenti: (Burayı şehir merkezinde bulunan film setinden hediye edilen at ile karıştırmamak gerekiyor.) Yaklaşık beşbin yıllık tarihi olduğu varsayılan ve 1998 yılından itibaren UNESCO Dünya miras listesinde yer alan önemli antik kentlerden. Açık hava antik gezmeyi sevenleri çok tatmin etmeyebilir Truva; sembolik truva atı, şehirden kalan dağınık taşlar ve biraz da duvar kalıntısı. (Müzekart ile gezilebilir)

Ayrıca Troya antik kentinin girişine 2020 yılında Avrupa Yılın Müzesi ödülünü alan Troya Müzesi de tarih meraklılarının ziyaret edebileceği yerlerden. (Burada da müze kart geçerli)

  • Dardanos Tümülüsü: Merkezin Çınarlı köyü sınırları içerisinde bulunan, antik çağda Kral Dardanos’un şehri olan Dardanos antik kentinin kurucularının aile mezarı olması sebebi ile önemli bir yere sahiptir.
  • Seddülbahir Eski Cami: Gelibolu yarımadasının güneye bakan uç kısmında yer alıyor. Camiiye hem tarihi hem kültürel bir ziyarette bulunabilirsiniz.

Tarihi gezilerimizi tamamladıktan sonra birazda doğa ve denizin keyfini çıkarmak için yönümüzü Asos ve civarına çeviriyoruz.

  • Asos: Çanakkale merkeze biraz uzak Asos sahilleri ancak mükemmel bir tarihi doku mevcut buralarda da… Asos antik kenti, Antik liman, Behramkale Köyü, Athena Tapınağı görülecekler listesinde ilk akla gelenlerden.
  • Adatepe Köyü: Çanakkale gezi bloglarının üst sıralarında yer alan oksijen deposu köy.

YAPILACAK AKTİVİTELER?

  • Açık hava müzesi kavramının hakkını en iyi veren şehirlerden olan Çanakkale’nin her bir köşesi bir tarih; deniz zaferinin kazanıldığı koylarda dolaşabilir, şehitlerimizi anmak için yapılmış şehitliği ziyaret edebilir veya tarihte daha da eskilere gidip meşhur Troia antik kendini gezebilirsiniz.
  • Gökçeada veya Bozcaada gibi daha küçük, sakin bir ada tercih edip, denizin, doğanın ve kültürel kalıntıların keyfini çıkartabilirsiniz.


  • Herbiri birbirinden özel ve güzel olan köyleri ziyaret edebilir, yerel halkın elleriyle yaptığı zeytinyağı, kurutulmuş otlar, sabunlar gibi doğal ürünleri satın alabilirsiniz.
  • Deniz tatili için Çanakkale’yi tercih ettiyseniz ve sualtı dünyasına ilgi duyuyorsanız mutlaka Çanakkale Saros Körfezi’nde dalış yapmanızı öneririz. Doğal su altı güzelliklerinin yanı sıra gemi batıklarını da gözlemleyebilir ve unutulmaz bir dalış deneyimi yaşamış olursunuz.

TAVSİYELER

  • Birçok tarihi bölgeye rahat girebilmek için müze kartınızı yanınıza alın.
  • Yaz dışında bir mevsimde Çanakkale’yi ziyaret ettiyseniz akşamların serin olabileceğini unutmayın.
  • Çanakkale denizinin alışılan Akdeniz deniz sıcaklığından düşük olduğunu, yer yer girmekte zorlanabileceğinizi unutmayın.

Henüz Yorum Yok

Cevap Yaz

Tüm alanları doldurunuz