22 Şubat 2024 / 12 Şaban 1445

Çocuk Fıtratı ve Bayram Sevinci

Eğitimci Zuhal Parlar – 

Geçmişten Geleceğe Bağ Kurmak

Bir insan olarak geçmişimiz ve geleceğimiz arasında kurduğumuz kuvvetli bağlar zihnimize ve gönlümüze yerleşen kodlardır. Fıtratımızla ilgili genetik ve kültürel kodlar çevresel faktörlerin etkisiyle ileride kim olacağımıza dair temelleri oluşturmaktadır. Doğum öncesinde başlayan bu gelişim sürecinde çocuklar gördükleri, duydukları, hissettikleriyle, kısaca 5 duyu ve kalplerinin ile karşılaştıklarıyla (olumlu ve olumsuz davranışlar, sözler, eylemler veya bakışlarla) zihinlerinde ve gönüllerinde kayıtlar oluşturacaktır.

Çocuğun Fıtratını Korumak

Sevgi ve güven ortamı ile büyüyen ve  fıtratın korunmasıyla tahribatlardan uzak kalan çocuk kararlı, tutarlı ve devamlı bir süreçte güzel anılar kaydedecektir.

0-3 yaş çok mühim ve fıtrata uygun olmayan gereksiz faaliyetlerden kaçınılması gereken bir dönemdir. Çünkü bu dönem yoğun bir biçimde kayıt oluşturan çocuğun beyin gelişiminin dolayısıyla zeka gelişiminin de en hızlı olduğu dönemdir.

5 yaşından itibaren yeni ve düzenli bir yapılanma ile aklı ve kalbi bütünleşen çocuk ahlaki kodlarını oluşturulacak, kritik analitik bakış açısıyla algılarını güçlendirerek düşünmeyi sevecektir. Aile bağları güçlü ve ebeveyni manevi farkındalık sahibi olan çocuklar, bu dönemde, duygularını yönetmeyi, uyarılma ihtiyacı olmadan erdemleri tercih etmeyi kolaylıkla başaracaktır.

Fıtratın korunmasının ilk ve en önemli şartı, ebeveyn olmadan önceki süreçte bireylerin iyi hal üzere olması, günahtan sakınması, ebeveynlik ile helal kazanç noktasında hassas olunmasıdır.

Bu genetikle aktarılan mirastır.

Masumiyeti koruma, doğal ilişkiler kurma, fıtratımızda var olan inanç ve dini kavramları benimseme ve modellemede -zihinsel ve duygusal açıdan bakıldığında- erken çocukluk yılları altın yıllardır.

Düşünmeyi sevdirmek, güzele meylettirmek çocuğun tabiattaki güzelliklerin de farkına varmasını sağlar ve inancını besler. Kavramsallaştırma, iç gözlemi geliştirme ve nihayet nesilden nesile aktarılan toplumsal kimlik bu şekilde oluşmaktadır.

Haya duygusu, genetik kodlarımızda var olan sakınma duygusu ile dini ve ahlaki eğitimin önemli bir bölümüdür.

Yine şükür duygusu sahip olunan imkan ve yaşantıların farkına varmayı ve beraberinde mutlu olma becerisini getirecektir.

Sevgi ve güven ihtiyacı temel ihtiyaçlardır.  Adalet duygusunu olumlu yönde besler; kin ve nefreti azaltır.

Yardımlaşma duygusu kurban, zekat, sadaka gibi faaliyetler şükür duygusuyla içsel ve manevi doyum oluşturacaktır.

Hayatımızı bir yap-boz gibi oluşturmak için her parçadaki kelimeler, resimler ve tutumlar çocuğun belleğine kodlanır.

Cesaret veren sözler, ilgi ve destek çocuğun inancını güçlendirir. Fıtratta var olan enerjiyi harekete geçirir.

Stresli olaylarda çocuğa destek olmak yalnız olmadığı hissiyle mutluluk kapılarını açacak ve Allah beni seviyor, Allah beni görüyor, Allah beni duyuyor telkinleri yanlışa meyletme arzusunu zayıflatacaktır.

Özel Anıların Fıtratı Korumaya Etkisi

0-6 yaş döneminde işlenen kodlar 70-80 yaşlarda bile unutulmayacaktır. Tüm bu faaliyetler sevinçli mutlu zamanlarda zorlama olmadan doğal gelişim sürecinde doğal öğrenmelerle olmalıdır.

Bu bağlamda ailede, sosyal çevrede tanık olduğu özel günler, dini yaşantılar, kandiller, bayramlar, çocuğun duygu ve düşüncelerini ifade etmesi için önemlidir. Özellikle dini merasimler fırsat ve ganimet günleridir.

Bu günlere gereken önemi vermek, aslında insana hak ettiği anlamı geri vermektir. Bu günler seküler hayatın önemsediği madde sahasından, samimiyetle, varoluş sahasına yücelmek için köprü vazifesi görmektedir. 

Bayramlarda mutlu ve sevinçli olmak, tebessüm etmek, hediye vermek, çocukların zihinlerine bu günlerin gerçekten farklı günler olduğunu kodlamalarına ve arka plandaki değerleri sahiplenmelerine vesile olacaktır.

Sevgi ortamında beslenen bu güzellikler oyunlaştırılarak çocukların tüm yaşantılarında olduğu gibi dini yaşantılarında da etkili ve kalıcı olacak ve yetişkinlik rollerini sağlamlaştıracaktır. 

Güzel enerjiler ile yüklenen hatıralar zengin uyarıcılarla yenilenecek, tazelenecek; -zamanı geldiğinde- anlamlı ilişkiler kuran çocuk neyi niçin yaptığını ya da yapması gerektiğini daha önceden kodladığı bu yaşantılarla anlamlandıracaktır. 

Paylaşarak güzel anılar biriktireceğimiz bereketli günlerimizi çocuklarımızla yaşamak niyetiyle…

 

 

Henüz Yorum Yok

Cevap Yaz

Tüm alanları doldurunuz