Ne mutlu ki, görmek yine nasip oldu Allah’ın güzel aylarından biri olan Rebiulevvel ayını. Güzelliğini, içinde nuruyla dünyayı aydınlatıp, beşeriyete iki cihanda saadet vesilesi olacak Habib-i Kibriya’nın dünyaya teşriflerine borçlu olsa gerek. Her yeni konumuzu hicri takvime göre girdiğimizin, dikkatinizi çektiğini düşünüyorum.
Gündem
Allâh-ü Teâlâ ilk olarak Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) nurunu yaratmıştır. Sonra O’nun nurunun bir kısmından, Arştan yere kadar bütün mahlukâtı yarattı. O’nu varlık ve şuhud âlemine göndermesi, bütün varlıklar için bir rahmettir. Çünkü mevcûdatın tümü, Nebiyy-i Efhâm Efendimiz’den sâdır olmuştur.
İnsan bilir de uygulamada zorlanır hep… Ve insan “öğrendiklerini davranışa dönüştürme” noktasında takılır kalır çoğu zaman… Aile içi ilişkilerde de böyle değil mi… Öğrenilir seminerlerden, radyo programlarından, dergilerden iletişim teknikleri, sevgi dilleri bir bir…
Efendimiz (as)’in hayatının hiçbir bölümünün karanlık kalmamış olması, ümmeti için ne büyük rahmettir. Çünkü O (as) en güzel örnektir.(2) Nurlu yaşantısı ile bize örnek bir hayat sunmuş; mübarek sözleri ile bu imtihan dünyasını yaşanılır bir yer haline getirme ve ahiret yurdu için değerlendirebilmenin ipuçlarını vermiştir.
Yüksek algı ve farkındalık kabiliyetine feraset diyoruz. Feraset yoluyla olayların arkasındaki maksatları anlayarak tedbirler alabiliriz. Basiret ise gerçekleri görüp sezebilme yeteneğine verdiğimiz isim.
O, enîn-i nihânın zulmetinde
Sübât-ı gafletteki beşerlere
Halaskâr-ı ahir olarak geldi
Sübât-ı gafletteki beşerlere
Son dönem takıntılarımdan biri nezaket
Nezaketsizlikten hepimiz muzdaribiz aslında…
Nezaket nedir ve nereden öğrenilir?
Okusak da bir çırpıda nezaket sahibi olsak…
Kadın ve Aile: Öncelikle bize kendinizi tanıtır mısınız?
1938 doğumluyum, Babamın askerliği dolayısıyla Sarıkamış’ta dünyaya gelmişim. Aslen Konyalıyım
Ve “Aman” derdi, “Aman çocuklarım!”
“Kendi ahiret dağarcığınızı iyi doldurun. Çünkü benim size faydam olmaz.
kendi ameliniz yalnız…”
Bize evvela ilk ders olarak adabı öğretti Kotku Hazretleri. “Misafir ayakta karşılanır” diye, bizi ayakta karşıladı. Bu bize hürmetinden değil, bize adap öğretiyor, gösteriyor: Misafir böyle karşılanır.