1.Beş vakit namaz, bir cuma namazı diğer cuma namazına, bir Ramazan diğer
Ramazana hep kefarettirler. Büyük günah irtikab edilmedikçe aralarındaki günahları
affettirirler.
[Müslim, Taharet 14, (223); Tirmizi, Salat 160, (214]2.Ramazan girip çıktığı halde günahları affedilmemiş olan insanın burnu sürtülsün.
Anne ve babasına veya bunlardan birine yetişip de onlar sayesinde cennete
girmeyen kimsenin de burnu sürtülsün. Ben yanında zikredildigim zaman bana salat
okumayan kimsesinin de burnu sürtülsün!
[Tirmizi, Daavat 110]3.Abdullah b. Amr b. el-Âs’dan (r.a) rivayet edilmiştir: “Rasûlüliah (s.a) bana şöyle
buyurdu: “Ey Abdullah! Falanca gibi olma. O önceleri, geceleyin ibâdet ederken;
sonra gece ibadetini terketti”.
[Buhârî, Teheccüd 19; Müslim, Sıyâm 185. Ayrıca bk. Nesâî, Kıyâmü’l–leyl 59; İbni Mâce, İkâme 174. ]4.Ömer İbni Hattâb radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu
aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Bir kimse, geceleri okuduğu zikir ve duasını okumadan veya tamamlayamadan uyur
da, sonra onu sabah namazı ile öğle namazı arasında okursa, gece okumuş gibi
sevap kazanır.”
[Müslim, Müsâfirîn 142. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Tatavvu’ 19; Tirmizî, Cum’a 56; Nesâî, Kıyâmü’l–leyl 65; İbniMâce, İkâme 177. ]
5.Ebu Eyyûb el-Ensârî (r.a)’tan rivayet edildiğine göre, Resulullah (s.a.v.) şöyle
buyurmaktadır:
“Kim Ramazan orucunu tutup sonra da buna Şevval’den altı gün oruç daha eklerse,
bütün sene oruç tutmuş gibi sevab kazanmış olur.
[Ebu Dâvud, Siyam 58, 2433; Tirmizî, Savm 52, 759; Nesâî, Sünenü’l-Kübrâ, 2862-2866; İbn Mâce, Siyam 33,1716; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 5/417, 419.]
6.Üsâme radiyallahu anh’dan:
“O, haram aylarda oruç tutardı. Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem ona şöyle
dedi:
“Şevval ayının orucunu tut!” Ondan sonra haram ayların orucunu terk etti; bunun
yanısıra ölünceye dek bir daha Şevval ayının orucunu bırakmadı.”
[İbn Mâce]7.Ebu Saîd el-Hudrî (r.a)’tan rivayet edilmiştir:
“Resulullah (s.a.v.) şu iki günde oruç tutmayı yasaklamıştır: Ramazan bayramı günü
ile Kurban bayramı günü.
[Buhârî, Fadlu Salati fi Mescidi Mekke ve’1-Medine 6; Ebu Dâvud, Siyam 49, 2417; Tirmizî, Savm 58, 772; Ahmedb, Hanbel, Müsned, 3/96.]
8. İbni Abbas radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu
aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“İki nimet vardır ki, insanların çoğu bu nimetleri kullanmakta aldanmıştır: Sıhhat ve
boş vakit.”
[Buhârî, Rikak 1. Ayrıca bk. Tirmizî, Zühd 1; İbni Mâce, Zühd 15]9. Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu
aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Kendisini (doğrudan) ilgilendirmeyen şeyi terketmesi, kişinin iyi müslüman
oluşundandır.”
[Tirmizî, Zühd 11. Ayrıca bk. İbni Mâce, Fiten 12]10.Abdülaziz b. Revvâd anlatıyor: “Rüyamda Hz. Peygamber’i gördüm. Ona ‘bana
nasihat edin ya Rasulallah!’ dedim. O da şöyle buyurdu:
“İki günü eşit olan aldanmıştır. Günü geceden (dününden) kötü olan
lanetlenmiştir. (Gününe) ilavede bulunmayan ziyandadır. Ölüm onun için daha
iyidir. Cennete istek duyan hayıra koşar.”
[Muhaddislerden el-aFettenî (öl. 986) ve Aliyyü’l-Kâri (öl. 1014) bunu Beyhakî’nin rivayet ettiğinibelirtmişler.]
(Bu hadisin sıhhati tartışmalı,ama kaynaklarda bu şekliyle geçmekte,isterseniz çıkartabilirsiniz.)
11.Amr ibni Şuayb babasından, o da dedesinden rivayet ettiğine göre demiştir ki,
Peygamber Sallallahü Aleyhi ve Sellemi’in şöyle dediğini işittim:
“Allah’ım! Tembellikten ve borçlu olmaktan sana sığınırım. Uğursuz yalancı Deccal’ın
fitnesinden sana sığınırım. Cehennem azabından da sana sığınırım.”
[Nesai, (50) Kİtabu’l-Istiaze, (33.) Bab : Cüz: 8, s. 237, 1964/Mısır. Fadlu’liah: C. II, s. 112.]12.Ebü Hüreyre’den rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir:
“Peygamber (Sailallahu Aleyhi ve Sellem) hayatın ve ölümün şerrinden, kabir
azabından, uğursuz yalancı Deccal’ın şerrinden Allah’a sığınırdı.”
[A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 2/22.]13.Ebû Hüreyre’den rivayet edildiğine göre, Peygamber Aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurdu:
“Sizden biriniz: Ey ziyankâr dehr, demesin; çünkü Allah dehrdir, (dehrin = zamanın
sahibidir, yaratıcısıdır.)”
[Buhâri (78) Kİtabupl-Edeb, (101.) Bab. Müslim: (40) Kitabu’I-Elfazı mine’1-Edeb, Hadis : 4. Ebû Davud: C. II, s.658, 1952/Mısır bsk. Fadlu’llah: C. II, s. 237-238.]
14.Enes ibni Malik’in şöyle dediği işitilmiştir :
Peygamber (Sallalahü Aleyhi ve Seltem) ‘in şöyle dua etmesi çok olurdu:
“Allah’ım! Keder ve üzüntüden, acizlik ve tembellikten, korkaklık ve cimrilikten, borcun
ağırlığından ve cahil anarşistlerin üstün gelmesinden ben sana sığınırım.”
[Buhâri: (56) Kitabu’l-Cİhad, (74.) Bab. Ebû Davud: Kitabu’l-Istiaze, C. I, s. 353, 1952/Mısır bsk. Tirmizt: Kİtabu’d-Dua, (71.) Bab, Hadîs: 3480. Nese’İ: Kitabu’l-îstfaze, Bab : El-Istlazetü Min Dala’i-Deyn. Fadlu’llah: C. II, s. 126-
127 ve 266, 267.]
15.Enes b. Mâlik (r.a)’tan rivayet edilmiştir:
“Resulullah (s.a.v.):
“Allahümme! İnnî eûzu bike mine’1-aczi ve’1-keseli ve’l-cubnî ve’1-heremi ve’1-buhli.
Ve eûzu bike min azâbi’I-kabri ve min fitneti’l-mahyâ ve memâti” Allah’ın! Ben
acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, bunaklık derecesine varan yaşlılıktan,
cimrilikten Sana sığınırım” diye dua ederdi.”
Buhari, Tefsiru Sure-i Nah! 1, Cihad 25, Deavat 38; Ebu Dâvud, Vitr 32, 1540; Nesâî, İstiaze 6, 7; Ahmed b.
Hanbel, Müsned, 3/113, 117.
16.Hz. Âişe (r.anhâ)’dan rivayet edilmiştir:
“Resulullah (s.a.v.) şu dua kelimeleriyle dua ederdi:
“Allahümme! Fe innî eûzu bike min fitneti’n-nâri ve azâbi’n-nâri ve fitneti’l-kabri ve
azâbii-kabri ve min şerri fitneti’I-ğınâ ve min şerri fitneti’l-kabri ve eûzu bike min
fitneti’l-mesîhi’ deccâl.
“Allahümme! İğsil hatâyâye bi-mai’s- selci ve’l-beredi ve nakki kalbî mi-ne’l- hatâyâ
kemâ nakkayte’s-sevbei- ebyada mine’d-denesi ve bâid beynî ve beyne hatâyâye
kemâ bâadte beyne’l-meşrıkî ve’l-mağribi.”
“Allahümme! Fe innî eûzu bike mine’l-keseli ve’l-heremi ve’l-me’semi ve’l-mağremi”
“Allah’ım! Ben cehennemin fitnesinden ve cehennemin azabından, kabrin fitnesinden
ve kabrin azabından, zenginlik fitnesinin şerrinden ve fakirlik fitnesinin şerrinden sana
sığınırım. Mesih-i Deccal fitnesinin şerrinden de sana sığınırım.”
“Allah’ın! Benim günahlarımı, kar ve dolu suyu ile yıka! Kalbimi beyaz elbiseyi kirden
arındırdığın gibi günahlardan arındır! Benimle günahlarımın arasını, batı ve doğu
arasını uzaklaştırdığın gibi uzaklaştır.”
“Allah’ım! Tembellikten, bunaklık derecesinde yaşlılıktan, günahtan ve borçtan da
sana sığınırım!”
Buhârî, Deavat 39, 44; Ebu Dâvud, Salât 148-149, 880; Tirmizî, Deavât 76, 3495; Nesâî, Cenâiz 115, İstiâze 56;
İbn Mâce, Duâ 3, 3838; Ahmed b. Hanbel, 6/88, 89, 207.
17.Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu
aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Yedi (engelleyici) şey(gelme)den önce iyi işler yapmakta acele ediniz. Yoksa
gerçekten siz, unutturan fakirlik, azdıran zenginlik, (her şeyi) bozup perişan eden
hastalık, saçma-sapan konuşturan ihtiyarlık, ansızın geliveren ölüm, gelmesi
beklenen şeylerin en şerlisi Deccâl, belâsı en müthiş ve en acı olan kıyametten başka
bir şey mi beklediğinizi sanıyorsunuz?”
[Tirmizî, Zühd 3]18.İbni Abbas’dan, Peygamber(Sailaiiahü Aleyhi ve Sellem)in şöyle buyurduğu
rivayet edilmiştir:
“Dürüst gidişat, güzel görünüş ve ‘bütün işlerde ölçülü hareket, nübüvvetin yirmibeş
cüz’ünden bir cüzdür.”
[EbÛ Davud: (40) Kİtabu’1-Edeb, (2.) Bab, Hadîs: 4776. Fadlu’ilah: C. II, s. 260-261.19.Ebû Hüreyre {Radiyallahu anh)’den rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir:
“Boş sözde hayır yoktur.”
[A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 2/653.]20.Ebû Hüreyre (ra)’den:Demiştir ki, Resûlullâh (sav) Hazretleri: “Kişinin mâlâya’niyi
terketmesi, iyi müslüman olduğu(nun alâmetleri)ndendir.” buyurdu.
[Tirmizi, Zühd: 11 (2318, 2319); İbn Mace, Fiten: 12 (3976); Muvatta, Hüsnü’l-Huluk: 2/903. Ez-Zerkani, Muvattaşerhinde, isnadı hasen, hatta sahihtir, demiştir]
21.Muhammed bin Ali bin Ebu Talib (ra), rasullullah (sav)’in torunudan ve
reyhanesinden rivayet edildi dedi ki: Rasululah (sav)’den ezberledim: “Sana şüphe
vereni bırak, şüphe vermeyene yapış”
[Bu hadisi İmam Ahmed Tirmizi, Nesai, İbni Hibban sahihinde ve Hakim Büreyde bin ebi Meryem’den, Oda ebilHavra’dan Oda ali (ra)’ın oğlu Hasan’dan rivayet etti ve Tirmizi doğruladı.]
22.İbn Mes’ûd radiyallahu anh’dan: (Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem
buyurdu:)
“Kıyamet gününde, kulun ayaktan Rabbinin huzurundan, şu beş şey soruluncaya
kadar bir yere kıpırdamaz: Ömrünü nasıl harcadığından, gençliğini nerede harcayıp
yıprattığından, malım nereden kazanıp nereye harcadığı ve ilmiyle amel edip
etmediğinden sorulacaktır.”
[Tirmizî kıyamet 1]23. Ubeydullah İbni Mihsan el-Ensârî el-Hatmî radıyallahu anh’den rivayet edildiğine
göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Sizden hanginiz canı ve malı emniyet içinde, vücudu sıhhat ve afiyette, günlük
azığı da yanında olduğu halde sabahlarsa, sanki bütün dünya kendisine verilmiş
gibidir.”
Tirmizî, Zühd 34. Ayrıca bk. İbni Mâce, Zühd 9
24. “Seyahat edin, sıhhat bulursunuz.”
(Ahmed b. Hanbel, Müsned 2/380)
(Bu hadisin sıhhati tartışmalı,ama kaynaklarda sıkça geçmekte,ravisi ile ilgili bilgiye de
ulaşamadım,isterseniz çıkartabilirsiniz.)
25.Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)
buyurdular ki: “Allah’a ve ahiret gününe inanan bir kadına, bir gece ve gündüz devam
edecek bir mesafeye, yanında bir mahremi olmadıkça gitmesi helâl değildir.”
Buhârî, Taksîru’s- Salât 4; Müslim, Hacc 419, 422, (1339); Muvatta, İsti’zân 37, (2, 979); Ebû Dâvud, Menâsik 2,
(1723-1725); Tirmizî, Radâ 15, (1170); Ebû Dâvud, Cihâd: 103, (2639); İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve
Şerhi, Akçağ Yayınları: 8/29.
26.Kâb İbnu Mâlik (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)
hep perşembe günleri yola çıkardı. Perşembe dışında yola çıktığı nadirdi.”
Ebû Dâvud, Cihâd: 84, (2605); Buhârî, Cihâd: 103; İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ
Yayınları: 8/17.
27.”İşte benimle dünyanın hali: Bir ağacın gölgesinde birazcık mola verip sonra orayı
(dünyayı) terk ederek yoluna devam eden bir yolcu gibidir!”
Tirmîzî, Zühd 44; İbn Mâce, Zühd 3; Ahmed, I, 301.
28.Ebu Musa radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)
buyurdular ki:
“Bir kul, salih amel işlerken araya bir hastalık veya sefer girerek ameline mani olsa,
Allah ona sıhhati yerinde ve mukim iken yapmakta olduğu salih amelin sevabını
aynen yazar.”
[Buhârî Cihâd 134; Ebu Dâvud, Cenâiz 2]29.Abdurrahman İbni Avf’dan rivayet edildiğine göre, Resûlüllah ‘in şöyle dediğini
işitmîştir :
“ Allah (Azze ve Celle) buyurdu ki, ben Rahman’ım ve akrabalığı = Rahimi ben
yarattım ve ismim olan Rahman’dan ona isim diye rahim türettim. Kim akrabaya iyilik
ederse, ben de ona iyilik ederim. Kim de ondan ilgiyi keserse, ben de ondan iyiliği
keserim.”
[Ebu Davud: (9) Kitabu’z-Zekât, (45) Sılâi Rahim babı. Tirmizi:(25) Kitabu’l-BIrri, Katî’atü’r-Rahim. MüsnediAhmed: Hadîs : 1680, 1681, 1686.El-İsabe; Cilt : 2, Sayfa : 408. El-îstiab: Cilt: 2, Sayfa : 385.]
30.Enes îbni Malik’den : Resûlüllah (Saliallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“ Kim rızkının bol olmasını ve ömrünün uzamasını severse, sılâ-i Rahim yapsın.”
[Buharî: (78) Kitabu’1-Edeb, (12.) .Müslim: (45) Kitabu’1-Bir, Hadîs : 20.Ebu Davud : (9) Kitabü’z-Zekât, (45)El-İsabe: Cild : 1, Sayfa : 84.Kamus’ul-Alâm: Cild : 2, Sayfa : 1048.El-İstiab: Cild : 1, Sayfa : 44.]
31.Rivayet edildiğine göre Ejbû Hüreyre şöyle dedi: Resûlüllah (Sallallahü Aleyhi ve
Sellem) ‘in şöyle dediğini işittim:
“Kim rızkının bol olmasına ve ömrünün uzamasına sevinirse, sılâ-i rahim yapsın.”
[Buhari: (78) K. El-Edeb, (12.) Bab: Men Busite Lehu Fi’r-Rızki bi-siletir- Rahmi.]32.îbni Ömer şöyle dedi:
“Rabbinden korkanın ve rahim sılasını yapanın eceli geciktirilir, malı çağaltılır ve ehli
de onu sever.”
[A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat: 1/69.]33.Abdullah ibni Ebi Evfa’dan işitildiğine göre, Peygamber (sallahü aleyhi ve
selem)’in şöyle dediğini anlatmıştır:
“İçlerinde Sıla-i rahmi terk edenin bulunduğu bir topluluğa, rahmet inmez.”
[Fazlul’l-lahi’s- samed: Cild:1, sayfa : 145.El-İsabe: cild:2, sayfa:271.34.Cübeyr İbni Mut’ım’den haber verildiğine göre, Cübeyr Resûlül-lah (Saüallahü
Aleyhi ve Sellem) ‘in şöyle buyurduğunu işitti:
“Sılâ-i rahmi terk eden cennete girmez.”
[Buhari: (78) Kİtabu’1-Eaeb, (11.) Bab: Îsmü’l-Kali’. Müslim: (45) Kitabu’1-Bir, Hadîs : 18, 19.Eİ3U Davud : (9) Kttabu’z-Zekât, (45.) Bab ; Fi-Sılattr Rahmi. El-İsabe: “Cild : 1, Sayfa: 227.
35.Abdullah İbni Amr’dan, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) in şöyle
buyurduğu rivayet edilmiştir:
“ Yapılan sılaya, aynı ile mukabelede bulunan, sılâ-i rahim eden değildir. Fakat sıla
yapan (vasıl) o kimsedir ki, akrabalık bağları kesildiği zaman, rahim sılasını yerine
getirmiştir.”
[Buharı: (78) PZitabu’1-Edeb, (15.) Bab : Leyse’l-Vas:lu bi’1-Mukafi. Ebu Davud: (9) Kitabu’z-Zefcât, Bab :45.Müsned-i Ahmed Hadîs No : 6524, 6817, 6785.]
36.İbni Ömer radıyallahu anhümâ şöyle dedi:
Nebî sallallahu aleyhi ve sellem ile askerleri tepelere çıktıklarında Allahüekber derler,
düzlüklere indiklerinde de sübhânellah diye tesbih ederlerdi.
[Ebû Dâvûd, Cihâd 72.]37.İbni Ömer radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu
aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinlemiştir:
“Hepiniz çobansınız; hepiniz güttüğünüz sürüden sorumlusunuz. Devlet reisi de bir
çobandır ve sürüsünden sorumludur. Erkek ailesinin çobanıdır ve sürüsünden
sorumludur. Kadın kocasının evinin çobanıdır ve sürüsünden sorumludur. Hizmetkâr
efendisinin malının çobanıdır; o da sürüsünden sorumludur. Netice itibariyle hepiniz
çobandır ve güttüğü sürüden sorumludur.”
[Buhârî, Cum`a 11, İstikrâz 20, İtk 17, 19, Vesâyâ 9, Nikâh 81, 90, Ahkâm 1; Müslim, İmâre 20. Ayrıca bk. EbûDâvûd, İmâre 1, 13; Tirmizî, Cihâd 27]
38.Ebû Hüreyre radıyallahu anh, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle
buyururken işittim demiştir:
“Uyanık olunuz! Şüphesiz dünya değersizdir. Dünyada olan mal mülk de
kıymetsizdir. Ancak Allah Teâlâ’nın zikri ve O’na yaklaştıran şeylerle, öğretici ve
öğrenici olmak müstesnadır.”
Tirmizî, Zühd 14. Ayrıca bk. İbni Mâce, Zühd 3
39.Enes radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem
şöyle buyurdu:
“Allah’ım! Gerçek hayat sadece âhiret hayatıdır.”
Buhârî, Rikak 1, Cihâd 33, 110, Menâkibu’l-ensâr 9, Megâzî 29; Müslim, Cihâd 126, 129. Ayrıca bk. Tirmizî,
Menâkıb 55; İbni Mâce, Mesâcid 3
40.Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu
aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Hayat şartları sizinkinden daha aşağı olanlara bakınız; sizden daha iyi olanlara
bakmayınız. Bu, Allah’ın üzerinizdeki nimetini hor görmemenize daha uygun bir
davranıştır.”
Müslim, Zühd 9. Ayrıca bk. Tirmizî, Kıyamet 58, Libâs 38; İbni Mâce, Zühd 9
41.Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu
aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Dünya mü’minin zindanı, kâfirin de cennetidir.”
Müslim, Zühd 1. Ayrıca bk. Tirmizî, Zühd l6; İbni Mâce, Zühd 3