30 Nisan 2026 / 13 Zilkade 1447

Konfor Alanımız Ne Kadar Konforlu?

Prof. Dr. Mehmet Yücel Ağargün – 

Yusuf Hemedani Hazretleri (rh.a.) Rütbetü’l Hayat adlı eserinde hayatın anlamını açıklar ve canlıyı tanımlar. Ona göre hayatın amacı “avunmak ve teselli olmaktır.” Canlı ise “avunan ve teselli bulan kişidir.” Bu tanımlar evrenseldir, hangi dinden olursa olsun ya da dinsiz olsun, amaç budur. Hatta bu tanımlama sadece insanlar için değil, hayvanlar için de geçerlidir. Avunup teselli bulduğumuz oranda kendimizi konforlu hissederiz.

İnsanların avunduğu ve teselli bulduğu alanlar farklıdır. Bazıları makam, mevki, para, karşı cins ya da başka tür tutkular gerçekleştiğinde avunurlar. Bazı insanlar da karşılıksız iyilik yaptıklarında teselli olurlar.

Kalpler ancak Allah’ı (c.c.) anmakla teselli bulur.

Bu durumun tersi kaygıdır (anksiyete). Kaygı; teselli olmayış, avunamamaktır. Hepimiz kaygıdan uzak kalmak isteriz. Ama kaygısız bir hayat yaşamak zordur. Yaşam olayları, yaşananlar, başa gelenler hayatın akışı içinde o kadar çoktur ki biri bittiğinde bir diğeri başlar. Kısacası, konfor alanından istemeyerek çıkmış oluruz. Karşılaştığımız zorluklar, korkular, mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle geçirdiğimiz imtihanlar bizi konfor alanının dışına iter.

Konfor alanının dışında kalmayı sağlayacak cesaret ise sabırdan gelir. İnsanlar yeni durumlara iyi uyum sağlayabilecek tıynette yaratılmıştır. Bu uyum ancak sabırla mümkün olur. Sabrettikleri zaman müjdeye ererler. 

Kaygı, özü itibariyle benlikle ilgili bir kavramdır. Kaygıdan uzak durmakla aslında benliğin konfor alanında tutulması amaçlanır. Bu açıdan bakıldığında konfor alanı “benin” rahat etmesidir. Buradaki önemli incelik, benin mi yoksa benliğin mi konfor alanı içinde kalması gerektiğidir. Esas olan ben olursa doğası gereği kaygı bitmez ve konfor alanı kalıcı olmaz. Benliğe gelince “hayatım ve ölümüm alemlerin Rabbi için” olunca benlik de “ben” için değil “Rab” için olur. O zaman gerçek konfor alanı sağlanır. İç huzurunun gerçek anlamıyla sağlandığı benlik durumu elde edilir. Bu aşamaya gelindiğinde “ben” e yönelik tehditlerin bir önemi olmaz, böylece konfor alanı dışına çıkmanın bir mahsuru da kalmaz. “Lütuf da hoş, kahır da hoş” olur. 

 

 

 

Henüz Yorum Yok

Cevap Yaz

Tüm alanları doldurunuz