Melis Özgür-Sosyolog-
Bu yazının başlığını ilk başta “Çocuğum ekranı bırak, doğaya bak!” diye atmayı planlamıştım. Ancak klavyenin başına geçip biraz düşününce acı ama tatlı bir gerçekle yüzleştim: Çocuklardan önce, galiba biz annelerin (ve tabii ki sevgili babaların) kafasını o renkli ekranlardan kaldırıp etrafa şöyle bir bakması gerekiyor.
Kabul edelim; biz sosyal medyada sürdürülebilir yaşam postlarını kaydırırken çocuklarımız da yanımızda kendi dijital dünyalarında kayboluyor. Oysa doğa ile dost bir aile kültürü inşa etmek, önce bizim o ekranı kapatıp çocuğumuzun elinden tutarak toprağa basmamızla başlıyor. Gelin, modern yaşamın çelişkisinden sıyrılıp evlerimizde hem dijital hem de ekolojik bir dönüşümü birlikte başlatalım.
Eko-Ebeveynlik Nedir?
Son dönemde sosyal medyada sıkça karşımıza çıkan bir kavram var: Eko-ebeveynlik. Basitçe söylemek gerekirse çocuk yetiştirirken attığımız her adımda doğaya verdiğimiz zararı en aza indirmektir.
“Çocuk daha çok küçük, ne anlayacak doğadan?” demeyelim. Ağaç yaşken eğilir sözü, ekolojik farkındalık için de son derece geçerli.
Birkaç misalle anlatmaya çalışayım: Çocukken diş fırçalarken suyu kapatmayı öğrenen bir çocuk, yetişkin olduğunda da suyu asla boşa harcamaz. Doğayı seven ve onu hisseden bir çocuk; büyüdüğünde çevresine zarar vermeyen, empati yeteneği yüksek bir yetişkin olur. Doğada vakit geçirmek, çocukların ekran bağımlılığını azaltır, stres seviyelerini düşürür ve bağışıklık sistemlerini güçlendirir.
Evinizde Uygulayabileceğiniz Pratik Yöntemler:
Ekolojik okuryazarlık, çocuklara okulda teorik olarak anlatılabilir ancak bunun bir yaşam biçimine dönüşeceği yer evimizdir. İşte günlük hayatınıza hemen adapte edebileceğiniz, hem eğlenceli hem de aşırı pratik yöntemler:
Sıfır Atık ve Ayrıştırma: Evde çöpleri plastik, kağıt ve cam olarak ayırmak için renkli kutular yapın. Alışverişe çıkarken bez çantaları hazırlama görevini çocuklara verin.
“Atma Onar” Hareketi: Bir oyuncak kırıldığında veya bir kıyafet yırtıldığında hemen yenisini almak yerine, hafta sonu ailece bir “tamir saati” yapın. Babaların da dahil olacağı bu etkinlik, çocuklara eşyaların kıymetini ve emeği öğretir.
Mutfakta Kompost Mucizesi: Meyve ve sebze kabuklarını çöpe atmak yerine evde kompost (doğal gübre) yapımını deneyin. Çocuğunuzla birlikte o atıkların nasıl zengin bir toprağa dönüştüğünü gözlemlemek harika bir bilim deneyi olacaktır.
Birlikte Bitki Yetiştirin: Evinizde küçük bir saksı köşesi ayırın. Bir nane, reyhan ya da maydanoz ekip onun büyümesini ve sofralarınıza eşlik ettiğini izlemek, çocuğunuza sorumluluk bilinci kazandırır.
Mikro Tasarruflar: Odadan çıkarken ışığı kapatmayı bir oyun hâline getirin. Diş fırçalarken musluğu kapatan “su kahramanları” ilan edin.
Dizi Yırtılan Pantolonlara İkinci Bahar: Çocukların o pantolon dizlerini eskitme hızıyla hiçbir bütçe yarışamaz, kabul edelim. Ama o yırtık pantolonu hemen çöp kutusuna uğurlamıyoruz! Alıyoruz elimize makası; yırtılan bölgeden kesip harika bir kapriye dönüştürüyoruz.. Böylece çocuk bir eşyanın ömrünü uzatmanın gururunu yaşıyor.
Unutmayın; dünyayı tek başımıza kurtaramayabiliriz ama evimizde başlattığımız bu küçük hareketle geleceği kurtaracak nesiller yetiştirebiliriz.