20 Ekim 2026 / 8 Cemaziyel Evvel 1448

Sürdürülebilir Moda ve Ekoprint Tekniği

Ayşenur Coşan-Moda Tasarımcı-

Tekstil endüstrisi, hızla büyüyerek özellikle son yirmi yılda üretim ve tüketim alışkanlıklarını köklü biçimde değiştirdi. “Hızlı moda” olarak adlandırılan bu üretim-tüketim modeli, değişen trendleri kısa sürede mağazalara taşıyan üretim döngüsü, seri üretim anlayışı ve bazen de düşük fiyat politikasıyla tüketicilere cazip görünse de ardında ağır bir ekolojik fatura bırakıyor.

Tekstil endüstrisi yılda yaklaşık 92 milyon ton tekstil atığı üretiyor ve bunun yalnızca küçük bir kısmı geri dönüştürülebiliyor. Sektörün tatlı su tüketimi 80 milyar metreküpü aşarken boya ve apre işlemlerinden kaynaklanan kimyasal kirlilik, sektörün çevre üzerindeki olumsuz etkilerini giderek artırıyor. Tekstil endüstrisi küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık %10’unu oluşturuyor. Üretim ve tüketim döngüsünün hızlanmasının yanı sıra sürekli değişen trendler tüketiciyi bir sonraki koleksiyona yönlendirirken “planlı eskitme” taktiği ile giysilerin henüz kullanılabilir durumdayken gözden çıkarılmasını teşvik ederek tüketim kültürünü derinleştiriyor.

Bu tüketim hızına karşı 2007 yılında Kate Fletcher’ın “slow food” hareketinden esinlenerek ortaya koyduğu “yavaş moda” kavramı, hızlı modanın aksine insanı ve doğayı merkeze alan sürdürülebilir bir üretim ve tüketim anlayışını savunuyor. Modası geçmeyen zamansız tasarımları, organik malzemelerin kullanımını teşvik eden bu yaklaşım; sınırlı sayıda koleksiyonla aşırı üretimi önlemeyi, sıfır atık tasarımla kaynakları verimli kullanmayı, adil ücret ve etik üretim koşullarıyla emeği korumayı, kullanım ömrü uzun olan dayanıklı ürünlerle çevresel etkileri azaltmayı amaçlıyor.

Yavaş moda, üretim süreçlerinin yanı sıra tüketicilerin modayla kurduğu ilişkiyi de yeniden düşünmeye davet ediyor. İhtiyaç dışı alışveriş yerine bilinçli seçimleri teşvik ederek satın alınan ürünlerin nerede, nasıl ve hangi koşullarda üretildiği sorusunu soruyor. Tüketiciyi daha fazla kıyafete sahip olmak yerine uzun ömürlü, kaliteli ve farklı şekillerde kullanılabilen parçalara yöneltirken elindeki giysilerin bakımını yaparak veya onararak tekrar tekrar kullanmayı hedefliyor. Böylece yavaş moda, tüketim alışkanlıklarını dönüştürerek tekstil atıklarının azaltılmasına, kaynakların korunmasına ve daha sürdürülebilir bir yaşam kültürünün benimsenmesine katkıda bulunuyor.

Sürdürülebilir moda anlayışını günlük yaşama taşımanın yollarından biri; kullanılmayan kumaşları yeniden değerlendirmek, eski giysilere farklı bir görünüm kazandırmak ve doğal malzemelerle özgün tasarımlar oluşturarak “ileri dönüşüm” teknikleriyle yeniden kullanılır hâle getirmektir. Bitki yapraklarını ve çiçekleri kumaş yüzeyine aktaran doğal bir teknik olan ekoprint (ecoprint),  tekstillere doğal ve özgün desenler kazandırırken bir ileri dönüşüm tekniği olarak da kullanılabilir.

*TÜBİTAK ETTUK  2237-A projesi kapsamında edinilen bilgilerden derlenmiştir.

Evde Uygulanabilecek Ekoprint Tekniği

  • Evde ekoprint yapmak için öncelikle doğal elyaf içeren bir kumaş seçin; ipek, yün, pamuk veya keten en iyi sonuç verir. Sentetik kumaşlar bitki pigmentini tutmaz. 
  • Ardından mordanlama yapın. En kolay yöntem; bir tencere suya birkaç yemek kaşığı şap (aktarda bulunur) ekleyip kumaşı içine batırarak iyice içine çekmesini sağlayın. Sonrasında sıkarak nemli kalacak şekilde serin. Bu adım, rengin kalıcı olmasını sağlar. (Aşağıdaki çalışmada mordan olarak demir sülfat kulanılmıştır.)
  • Mordanlanmış ve nemli kumaşı düz bir zemine serin. Bahçeden topladığınız taze yaprakları ve çiçekleri kumaşın üzerine istediğiniz kompozisyonla yerleştirin. 
  • Üzerini ikinci bir kumaşla kapatıp merdane ile üzerinden geçerek sabitleyin. 
  • Kumaşın üzerini naylon torba ile kapatıp arasına bir hortum yerleştirerek sıkıca rulo yapın ve streç film ile sarın ardından bir iple sıkıca bağlayın. 
  • Ruloyu paslanmaz çelik bir tencereye koyup ruloya değmeyecek şekilde su ekleyin ve 1-1,5 saat kaynatın. (Buharda pişirme mantığı) Alüminyum tencere kullanmayın, kumaşı karartır.
  • Tencereyi ocaktan alıp tamamen soğumasını bekleyin, acele ederseniz desen bozulabilir. Soğuyan ruloyu açın, yaprakları tek tek çıkarın ve kumaşı bol suyla durulayın.
  • İlk yıkamalarda hafif renk akması normaldir, birkaç yıkama sonra renk oturur.

*TÜBİTAK ETTUK  2237-A projesi kapsamında kendi uygulamış olduğum ekoprint uygulamasıdır.

Henüz Yorum Yok

Cevap Yaz

Tüm alanları doldurunuz