28 Nisan 2026 / 11 Zilkade 1447

Gündem

Uyanış

Çocukluğumuzda sokak oyunlarıyla gönlümüzü eğlendirirken olur da yağmur yağarsa bir tarafımız heyecanla coşar, bir tarafımız hüzünlenirdi. Çünkü yağmur demek evlere dönmek demekti.

Yunus Emre'de Barış ve Mutluluk

“Barış” ve “mutluluk”, tarihin her döneminde olduğu gibi, bugün de in­sanlığın peşinde koştuğu en önemli hedeflerdendir. Bununla beraber, insanlığın gerçek barış ve mutluluğa çoğu zaman ulaşamadığı da bir gerçektir.

EL- HAYY (CC)

El- Hayy, her yönüyle tam bir hayata sahip olan demektir. İşitme, görme, güçlü ve irade sahibi olmanın yanında, diğer zati sıfatlara da sahip olan ve eksiksiz bir hayatın bütün manalarını kendinde toplayandır.

Kınalızade'de Mutluluk

İnsanoğlu hayatta en yüksek değerin ne olduğunu daimi olarak soragelmiştir. Düşünce tarihine baktığımızda genellikle tüm filozofların insan için en yüce değer ve en son gayenin mutluluk olduğunu ifade ettiklerini görürüz. Fakat mutluluğun ne olduğu filozoflar arasında tartışılmış, ortak bir görüş or­taya konmamıştır.

Mevsimsel Değişimin Etkileri

İnsan, doğası gereği dış dünyada olup biten ısı ve ışık değişiklikleri gibi etkenlerden etkilenir. Bu etkinin şiddeti; yaşam tarzı, inanç sistemi, karakter yapısı gibi kişisel farklılıklara bağlı olarak değişir.

El-Fettah (cc)

Her türlü müşkülleri açan ve kolaylaştıran. El-Fettah: Bir şeyi açmak, taraflar arasında hüküm vermek, birine yardım edip zafere ulaştırmak anlamındaki feth kökünden mübalağa ifade eden bir sıfattır. 

Emannameler

Eman; Arapça “emn” kökünden türemiş bir sözcük olup güven, güvence, güvenlik anlamlarına gelmektedir. İslam hukukunda ise “İslâm ülkesine (dârü’l-İslam) girmek veya İslâm ordusuna teslim olmak isteyen yabancı gayrimüslime (harbî) can ve mal güvencesi sağlayan taahhüt veya akdi ifade eder.”

'Hak Yolu'nda Fetih

Konuşmak sadece konuşmak değildir. Yankısında yatar konuşmanın hâsılası. Öz konuşmak, tatlı tatlı konuşmak, sıkmamak, muhatabı hazır bulunuşluk ve dikkat süresi gibi açılardan dikkate almak, insanda bilemedikleri, göremedikleri, yapıp edemedikleri sebebiyle yetersizlik hissi oluşturmak yahut tekrar eden yanlışlar sebebiyle yılgınlık benzeri hisler husule gelmesine sebep olmak değil;