Allah-u Teâlâ’ya şükürler olsun ki, mümin ve Müslümanız.
Dinimiz İslam, Kitabımız Kur’an, Peygamberimiz Hazret-i Muhammed (sas.)’dir.
Tuttuğumuz yol, iman ve ibadet yolu; Peygamberimizin izince gidenlerin yoludur.
Kur’an ve Peygamberimiz yolumuzu aydınlatmış, bize dinimizi anlatmıştır.
Allah katında din, İslam dininden ibarettir.
Allah, bizim için bu dini seçmiştir; İslam dini, Allah’ın kanunudur.
Bu kanun; insanlara, niçin yaratıldıklarını, yapılması ve yapılmaması gerekenleri, iman ve ibadet yollarını gösterir; aklı başında olanları kendi istekleriyle hayırlı işlere sevk eder.
Bu bağlamda her Müslümanın dinî görevlerini yerine getirecek, helâl ile haramı, hak ile bâtılı birbirinden ayıracak kadar bilgi sahibi olması farzdır. Yüce Allah’ın Kur’an-ı Kerim’de ilk emri “oku” olmuştur. “Yaratan Rabbinin adı ile oku.” âyeti okumanın, öğrenmenin önemine işaret etmektedir. Hz. Peygamber (s.a) de şöyle buyurmuştur: “İlim öğrenmek her Müslüman erkek ve kadına farzdır.” [1]
Öğrenilmesi gereken ilimlerin en önemlilerinden birisi de kişinin lehinde ve aleyhinde olanı konu alan FIKIH ilmidir. Fıkıh kavramını daha yakından inceleyecek olursak;
Sözlükte “bir şeyi bilmek, iyi ve tam anlamak, derinlemesine kavramak” mânasına gelen fıkıh kelimesi ilim, fehim gibi yakın anlamlı diğer kavramlara göre daha özel bir anlam taşır. Fakīh de (çoğulu fukahâ) “bir konuyu derinden kavrayan, ince anlayış sahibi kimse” demektir. Kur’an’da, hadiste ve İslâm’ın ilk dönemlerinde fıkıh kelimesinin kullanımı bu sözlük anlamı çerçevesinde kalmış olmakla birlikte, Kur’an ve hadisin İslâm toplumunun iki temel bilgi kaynağı olması sebebiyle kelime genelde Kur’an ve hadis merkezli dinî bilgiyi ve anlayışı ifade eden kavramlardan biri olarak kullanılmış, İslâm toplumunda dinî bilginin gelişip alt ilim dallarının oluşmasına paralel olarak II. (VIII.) yüzyılın sonlarından itibaren İslâm’ın ferdî ve içtimaî hayata dair amelî hükümlerini bilmeyi ve bu konuyu inceleyen bir ilim dalını ifade eden bir terim halini almaya başlamıştır. Kelimenin terim anlamının netleşmesi ise daha ileriki yüzyıllardadır.[2]
Bu çerçevede yaşamımızda lehimize ve aleyhimize olan şeyler hususundaki bilgi ve farkındalığımıza katkı sağlamak açısından her ay bir fıkhi konuyu burada işlemeye gayret edeceğiz.
Gayret bizden, doğru yola kılavuzlamak Allah(cc)’tan…
Dipnotlar
[2] Diyanet İslâm Ansiklopedisi, 13. Cilt, Sayfa 1, Fıkıh maddesi