Kayd-ı hayat, ibkâ ile ayrılma
Cisr-i Cennet’ten; ırak kal afurdan
Şu hînde bâlâlar serâir kalır
Karn-ı karîn; hîn: karn-ı ahir uyan!
Bak, çoktur derûn-u dar Müslümana
Âgâh ol, ilimde mâhzûr yok sana
Derûnu kaybetme, dâlline uyma
Karn-ı karîn; hîn: karn-ı ahir uyan!
Zulmetin zulmetinden zerr’ değmesin
Hâmil, bu ezmânda akar bilmezsin
Ezmân bir muhayyel, bak ki mevtasın
Karn-ı karîn; hîn: karn-ı ahir uyan!
Râvi’nin ki şu sol yanı bâr dolmuş
Ezmâna kapılmış, gönlü kararmış
Âlicenap’a esahh kul olmamış
Ezmân zulmetinde müstağrak olmuş
Kelimeler:
Kayd-ı hayat: ölene dek
İbkâ: Devamlı
Cisr-i Cennet: Cennet köprüsü
Afur: Fiyaka
Hîn: Zaman, an
Bâlâ: Yüce
Serâir: Sırlar
Karn-ı karîn: Yakın zaman
Karn-ı ahir: Ahir zaman
Derûn-u dar: Münafık, kin besleyen
Âgâh: Uyanık, basiretli olan
Mâhzûr: Engel
Dâllin: Doğruluktan sapmışlar
Zulmet: Karanlık
Hâmil: Elinde bulunan
Ezmân: Zaman
Muhayyel: Hayal, rüya
Bâr: Yük
Âlicenap: Bağışlayan, cömert
Esahh: Doğru
Müstağrak: Kendinden geçmek
Râvi