23 Temmuz 2024 / 16 Muharrem 1446

Hindistan (2. Bölüm)

Edibe Boz – 

Geçtiğimiz ay 1. bölümünü yayımladığımız gezimizin rotasını bu ay Hindistan’ın kendine özgü kültürüne çeviriyoruz. 

Nereleri Gezmeli? 

On binlerce yıllık tarihe ve birçok inanç kültürüne sahip olan Hindistan’ın her köşesinde görülmeye değer farklı bir güzellik, bir sanat eseri bulmanız mümkün. Hangi sokağa saparsanız sapın, mutlaka rengarenk bir tapınak karşılıyor sizi. Hepsini gezmek, görmek, anlamak geliyor içinizden. Ancak kısıtlı bir zaman diliminiz olduğunu hatırlıyor ve rotanıza sadık kalmaya çalışıyorsunuz. Öyleyse rotanızda mutlaka bulunması gereken yerleri sıralayalım:

Taj Mahal

Hindistan denilince ilk akla gelen mekan elbette Agra şehrinde bulunan ve dünyanın 7 harikasından biri olan Taj Mahal’dir. 1983 yılından beri UNESCO’nun Dünya Kültür Miras Listesi’nde “Müslüman sanatın mücevheri ve dünya mirasının başyapıtlarından biri” olarak yer alıyor bu eşsiz anıt mezar. Aslında dışarıdan bakıldığında bir Hindu tapınağı veya bir cami gibi görünse de Taj Mahal, dönemin imparatoru Şah Cihan’ın çok sevdiği eşi Ercümend Banu-Begüm (Evlendikten sonra Şah Cihan, Banu Begüm’e “Dünyanın Kraliçesi” anlamına gelen Mümtaz Mahal adını vermiştir.) için yaptırmış olduğu bir türbe. Vefatından sonra Şah Cihan da bu türbeye defnedilmiş.

Türbenin yapımında Babür mimarisinin ana malzemesi kırmızı kumtaşı ve değerli taşlardan kakmalar, mermer tuğla ve kireç harç kullanılmış. Etrafındaki havuzlar ve peyzaj tasarımında ise İran bahçelerinden esinlenildiği göze çarpıyor. Beyaz mermer kullanılarak yapılan bina, yakut, safir, pırlanta, zümrüt, akik, firuze, sedef ve incilerle süslenmiş. O kadar eşsiz bir eser ki saf mermerin beyazlığını korumak için kilometrelerce yakınına bile egzozlu araç ile yaklaşmak yasaklanmış.

Bu eşsiz eser 20 bin işçi ile tam 22 senede, 1652’de tamamlanmış.

Taj Mahal’i Gezerken Dikkat Edilmesi Gerekenler:

Dünyanın en meşhur eserlerinden biri olduğu için her şeyden önce kalabalığı hesaba katmalısınız. Bilet alırken yerli ve yabancı turistlerin ayrı bilet gişeleri var. Bahçeye girdiğinizde Taj Mahal’i ilk kez gören ve o heyecanla fotoğraf çekmeye çalışan yoğun bir kalabalıkla karşılaşacaksınız. Burada küçük bir tavsiyemiz var: Yapıya biraz daha yaklaştığınızda havuzun etrafından daha rahat fotoğraf çekebilirsiniz.

Taj Mahal’in etrafında fotoğraf çekmek serbest fakat türbenin içerisinde çekim yapmak kesinlikle yasak. Bu harikulade eseri ziyaret ederken gün doğumu veya gün batımı olması hiç fark etmez. Her iki vakitte de aynı yoğunluktaki kalabalığa karışarak muhteşem manzarayı keyifle seyredebilirsiniz. Bu arada etrafta dolaşan -zaman zaman sinirli -maymunlara da dikkat! 

Amber Kalesi:

Jaipur şehrinde 16. yüzyıldan kalma bir yapı olan Amber Kalesi mermer ve kumdan yapılmıştır. Kalenin iç tasarımındaki ince işçilikler ziyaretçilerini hayran bırakıyor. Kaleye çıkarken fillerle yolculuk etmek de başlı başına eşsiz bir tecrübe.

Hawa Mahal:

Yine Jaipurda bulunan, kırmızı ve pembe kum taşından yapılmış, muhteşem görsellikteki kale, aynı zamanda “Rüzgâr Kalesi” olarak da adlandırılmaktadır. 

Jaipur Kent Sarayı:

Pembe şehir (1853’te şehre dönemin İngiltere Kral ve Kraliçe’si geleceği için tüm şehir, misafirperverliğin rengi olan pembeye boyanmış.) Jaipur’da bulunan bu saray şimdilerde ziyaretçilerini dolu dolu bir müze olarak ağırlıyor.

Kızıl Kale:

17. yy’da Şah Cihan tarafından yaptırılan Delhi’deki bu yapı, 200 yıl boyunca hanedan üyelerine ev sahipliği yapmış. Kırmızı kumdan yapılan kale, dışarıdan da olsa mutlaka görülmeli.

Kutub Minar:

Taj Mahal inşa edilene kadar Hindistan’ın en yüksek yapısı olan Kutub Minar 13. yy’da bir zafer anıtı olarak inşa edilmiş. Delhi’deki bu anıt aynı zamanda harika bir İslam sanatı eseridir. 

Lotus Tapınağı:

Lotus çiçeği şeklinde tasarlanmış bir Bahai tapınağı. 9 girişiyle 9 farklı dini sembolize eden tapınak, Hindistan’ın başkenti Delhi’de bulunuyor.

Jama (Cuma) Cami:

Eski Delhi Bölgesi’nde bulunan, Babürlerden kalan ve Şah Cihan’ın şehre kazandırdığı son eser olan Jama Cami Hindistan’ın en büyük camisidir. 

 Altın Tapınak:

Pakistan sınırına yolunuz düşerse Amritsar şehrinde bulunan bu tapınak da rotanızda yer almalı. 

Hümayun Türbesi:

Taj Mahal’e ilham olduğu düşünülen ve ondan 60 sene önce inşa edilen bu eserin mimarisinde Pers ve Babür esintileri görülüyor. Türbe UNESCO Dünya Mirası ve şehre gelince görülmesi gerekenler listesinde yer alıyor.

Gandhi Anıtı:

Hindistan’ın unutulmaz devlet adamlarından Mahatma Gandhi’nin kremasyonunun (yakılma işlemi) gerçekleştiği yere dikilen anıtın gezilecek çok bir yeri yok. Sadece sönmeyen bir ateş ile Hintlilerin kendisine şükranlarını ilettikleri bir anıt olarak inşa edilmiş. 

Hindistan Kapısı:

I. Dünya Savaşı’nda Hindistan’da ölen 90.000 Hint askerinin anısına dikilmiş bu yapıya şehri turlarken resim çekilmek için uğranabilir.

Şayet vakit bulursanız görmenizi önerdiğimiz diğer yerler de şöyle:

  • Mehrangarh Kalesi
  • Swaminarayan Akshardram
  • Meenakshi Amman Tapınağı
  • Periyar Ulusal Parkı
  • Jantar Mantar
  • Ganj Nehri

 

Kültür

Diğer seyahatlerinize göre çok farklı bir tecrübe sunacağına inandığımız Hindistan’ın kültürü, ülkeyi ziyaret eden herkesin dikkatini çekiyor. Biz de rotamızı tamamladığımız bu noktada birkaç kültür ögesinden bahsedelim: 

  • Ölü Yakma: Bize göre Hinduizm’deki en dikkat çekici ritüellerden birisi ölü yakma yani “kremasyon”. Ölen kişinin ruhunun öteki dünyaya iyi bir şekilde uğurlanmasını sağladığına inanılan bu ritüel her yerde olsa da Varanasi şehrinde çok yoğun olarak gerçekleştirilmektedir. 
  • Ganj Nehri: Burası kutsal sayılan bir nehir. Hindular Ganj Nehri’nde yıkanmayı günahlardan arınmak olarak görüyorlar. Ayrıca ölen kişinin küllerinin buraya atılarak ruhunun özgürleştiğine inanılıyor.
  • İneklerin Kutsallığı: Öncelikle sık bilinen bir yanlışı düzeltelim: Hindular ineklere tapmazlar fakat onları kutsal görürler. Çünkü “Krişna” isimli tanrılarının inek vücudunda beden bulduğuna inanırlar. Bu yüzden ineklere zarar verilmez ve inek eti yenmez Hinduizm’de.
  • Drahoma (Başlık Parası): Aslında bu çok da yabancısı olduğumuz bir konsept değil ama Hindistan’da sistem biraz tersten işliyor.  Çünkü burada evlenirken erkek değil kız tarafı başlık parası veriyor. Bu sebeple de aileler kız çocuğu sahibi olmak istemiyor.
  • Sati Geleneği: Kocası ölüp dul kalan kadınlar, üzerine benzin dökülüp yakılıyor. Böylelikle kadının günahlarından arınıp kocasının yanına gittiği düşünülüyor. Bu gelenek artık yasaklanmış olsa da ne yazık ki hala bazı kırsal kesimlerde görülebiliyor.

Ufak Tavsiyeler

  • Hijyen açısından sıkıntı yaşanabilecek bir ülke olması sebebiyle bol bol ıslak mendil, kâğıt peçete, dezenfektan vb. malzemeleri yanınıza almanızı,
  • Kullandığınız ilaçlardan (ağrı kesici, ateş düşürücü) küçük bir çanta hazırlamanızı,
  • Yiyecek konusunda zorluk yaşamamak için küçük bir atıştırmalık paketi hazırlamanızı,
  • Hindistan’da alacağınız her şey için pazarlık yapmanızı,
  • Çeşme sularından uzak durmanızı,
  • Her yerin, her şeyin, herkesin fotoğrafını çekmek isteyeceğinizi düşünerek boş bellekli bir telefon veya fotoğraf makinesini temin etmenizi öneriyoruz.👍

 

 

 

 

Henüz Yorum Yok

Cevap Yaz

Tüm alanları doldurunuz