18 Mayıs 2024 / 10 Zilkade 1445

Dünya’da Kadınlar Toprakla Ne Kadar İlgili?

Kadın ve Aile –

Dünyada kadınlar toprakla ne kadar ilgili. Sizler için araştırdık. Keyifli okumalar.

İlk durağımız ABD. Nurgül Çelik hanım anlatıyor.

ABD çok geniş topraklara yayıldığı için ve buralarda iklim ve toprak şartları da değiştiği için bitki çeşitliliği ve bunları yetiştirme konusunda farklı uygulamalar görülmektedir. Ülkede, “bitki dayanıklılık haritası” denilen, 10 ayrı bölgeye ayrılmış olan ve hangi bölgede hangi bitkinin nasıl yetiştireceğini açıklayan bir sistem bulunmakta.

Evde çiçek yetiştirme tamamen özel ilgiyle alakalı. Ben menekşe, sukulent ve benzeri salon bitkilerini evimde severek bulunduruyorum. Bitkileri dışarıdan satın almak biraz masraflı. Burada, çiçek severler arasında yeni gelişen bir yöntem var. Şöyle ki yakın çevrede yaşayanlar, cep telefonu uygulamaları ile haberleşiyor ve çiçek ve bitkilerinden kesip ayırdıkları dal ya da yaprakları küçük bir ücret karşılığı ya da bazen ücretsiz olarak birbirileriyle paylaşıyorlar.

Bilhassa bahar aylarında sera ve bahçe bitkileri satan dükkanlara rağbet artıyor. Arada bakımsız bahçelere rastlamak mümkünse de, herkes bahçesinin sokağın en güzeli olması için uğraşıyor.

Bahçe bakımı burada profesyonel bir alan diyebilirim. Bu işi kendileri yapan ev sahipleri olmakla birlikte, genelde sadece çim kesimi için bile hizmet alanlar var. Bununla birlikte, bahçesiyle ilgilenen, hatta koca koca çim makinelerini kullanan hanımlara da rastlayabilirsiniz.

Şimdi de İngiltere’den Ayşe Hümeyra Ataman’a kulak verelim.

İngiltere’deki evlerin %87’sinin bahçeli olduğunu, halkın %35’inin de bahçesinde sebze-meyve yetiştirdiğini söylesek, sanırım bahçenin ve bahçeciliğin bu ülkedeki önemini tahmin edebilirsiniz. Hal böyle olunca, bahçe bakım ürünlerine de kolayca erişilebiliyor. Her türlü market ve alışveriş merkezinde büyük ya da küçük bir bahçecilik reyonu mutlaka bulunuyor. Bahçe bakımını öğrenmek isterseniz, mahalle kütüphanelerinde onlarca kaynak bulabilir ya da bazı toplum merkezleri ve halk bahçelerinde gönüllü çalışarak tecrübe kazanabilirsiniz.

Peki, İngiltere’nin iklimi bahçecilik için ne kadar müsait? Havanın yıl boyunca yağışlı ve bulutlu olmasının avantajı olarak çok fazla sulamaya gerek duymadan sebze, meyve ve çiçek yetiştirmek mümkün. Güneşli günlerin az olması, havanın çok fazla ısınmaması ise güneş ve sıcak ortam isteyen bitkileri yetiştirmeyi güçleştiriyor. Bu duruma çare olarak birçok bahçede sera bulunuyor. Uzun süren kış boyunca seralarda çimlendirilen tohumlar bahar gelince toprakla buluşturuluyor.

Bahçelerde mevsimine göre nergis, lale, lavanta, küpe, şakayık, gül, ortanca, sümbül, lilyum gibi çiçekler yaygın olarak yetiştiriliyor. Maydonoz, kekik, nane, fesleğen gibi yeşillikler de çokça tercih ediliyor. Bunların dışında ise, çok fazla güneş istemeyen ya da toprak altında yetişen sebzeler yetiştirilebiliyor. Patates, havuç, soğan, sarımsak, pancar, fasulye, bezelye, brokoli, lahana, karnabahar ve domates oldukça popüler. Ayrıca, bahçelerde çilek, böğürtlen, frambuaz gibi meyvelerle ve çeşit çeşit elma ağaçlarıyla karşılaşabilirsiniz.

Sırada Hindistan var. Afreena Azam Kadın ve Aile için yazdı.

Hindistan’ın evlerinde bahçecilik, yüzyıllar boyunca önemli bir yer tutmuştur. Annem, çocukluğunu geçirdiği evlerin bahçesinde Hint böğürtleni, fasulye, patlıcan ve köri yaprakları gibi çeşitli bitkilerin olduğunu anlatırdı. Bitkiler bol ve bereketli ürünler verir, bu ürünlerin bir kısmı bahçe sahipleri tarafından kullanıldıktan sonra kalanı mahalledeki diğer komşulara dağıtılırdı.

Babam da bahçecilikle yakından ilgilenirdi. Uzun yıllar bahçemizde guava, hindistancevizi, mango, muhallebi elması, nar ve papaya gibi meyve ağaçları bulunurdu.
Çocukluğumda ağaçlara tırmanır, meyveleri toplar, lezzetli mevsimlik ürünlerin keyfini çıkarırdık. Aynı zamanda bahçemizde envai renkte güller de vardı. Ben en çok beyaz gülü severdim. Hizmetlimiz bitkileri her akşam sulardı. Ayda bir kere de bahçıvan tutarak bahçedeki yabani otların bakımını yaptırırdık.

Bir zaman sonra yeni evimizi inşa edebilmek için bahçemizi feda etmek zorunda kaldık. Artık rahat ve tek katlı bir aile evi yerine dört katlı bir apartmanımız vardı. Annem ve ben, diğer komşularımız gibi, balkonumuzdaki saksılarda sevdiğimiz bitkileri yetiştirmeye devam ettik. Gül, kroton, nar, köri yaprağı ve nane yetiştiriyorduk. Annem bitkilerin suyunu düzenli verir ve çay yaprakları gibi doğal gübrelerle gelişimlerini hızlandırırdı. Şimdi bu minyatür bahçe, eski büyülü arka bahçemizin anılarını diri tutmak için bize yardım ediyor.

Henüz Yorum Yok

Cevap Yaz

Tüm alanları doldurunuz